29 Mayıs 2013 Çarşamba

Detayların Dünyası: Kris Kuksi

Hayranlık duygusunu tam anlamıyla nadir yaşayan biriyim, bu duyguyu hissettiğim zaman saplantılı bağlılıktan korkarım her zaman. Sanırım yine aynı durumdayım, bir fotoğraf ile hayran kaldığım ve epey bir araştırma sonucu izine rastladığım Kris Kuksi ve asıl önemli olan eserlerini size aktarmaya çalışmak bile heyecan katıyor bana. 

Sanatçı, 1973 yılında ABD'de doğmuş ve halen hayatta olması ile yaşadığım dünyayı güzelleştiriyor dediğim biri. Post-endüstriyel Rokoko olarak tanımlanacak bir akıma dahil olan bu güzel sanat adamı, yarattığı asimetrik kompozisyonlarında, Yunan'dan Hint mitolojisine kadar birçok konuyu, toplum değerlerini, müziği, sanat kavramlarını şekillendiren sanatçıları, savaş, ekonomi, politika, din gibi derin konuları kendi içerisinde düzenli bir karmaşa ile kurgulayarak taştan, deniz kabuklarından ve çeşitli malzemelerden inşa ederek yaratıyor. Ele alış biçimi ve kurgusu gerçekten hayran olunacak düzeyde olan Kuksi, yeni doğan gün ışığı gibi sanat dediğimiz karanlık küreyi her yandan aydınlatıyor. Heykel sanatını belli bir doyum noktasına getiren Michelangelo, Donatello ve Ghiberti gibi ünlü Rönesans dahilerinin ardından Kris Kuksi adı anılacak gibi. Bahsetmiş olduğum saplantılı hayranlık devreye girmiş iken, methiyeleri bir kenara bırakıp Kuksi'nin o muhteşemlik arz eden eserlerine bakalım. 


Yaradılış:  Hepimizin sanat tarihi bilgilerinde yer alan Michalengelo'nun Sistine Şapeli'nin tavanında yer alan freskonun çok komplike ve bir o kadar da simgesel anlatımı. Eserin boyutu: 78 x 60 x 21 cm


Faşizmin Evi: Günümüzde de oldukça kullandığımız kavrama farklı bir bakış. 2006 tarihli eserin boyutu: 43 x 48 x 12  cm


Sürrealist Bir Karnaval: Çağımızda çok sık karşılaşmasak da Ortaçağ Avrupası'nda oldukça sık rastlanan eğlenceler bütününden bir kesit. 2007 Eserin boyutları: 88 x 63 x 18 cm


 Kızgın Beethoven'a Saygı: Klasik müziğin evrilerek çeşitli dallar yaratması ve müziğin köklerinden kopmasına yönelik salt bir eleştiri olsa gerek. 2009 Eserin boyutları: 88 x 91 x 27 cm


 Kızgın Babil Yaratığı: Tarihin gizli sayfalarında kaybolmuş sır gibi saklı Babil kültürüne bir atıf. 2008 Eserin  boyutları: 111 x 121 x 38 cm


 İhtilal: Adından da anlaşıldığı üzere, bu kavramsal döngüyü Kuksi kendi bilinç dünyası ile betimlemiş. 2012 Eserin boyutu: 86 x 81 x 22


 İmparatorluk Kuşu: Tahminimce imparatorluk devirlerini yeren ve insan başlı horoz ile imparatorluğun yayılmacı politikasına alaycı bir yaklaşım sergileyen alegorik düzenleme. 2013 Eserin boyutu: 81 x 76 x 22


 Aziz Anthony'nin Günaha Yönelişi: Günahı temsil eden ile kutsal figürlerin oluşturduğu ortak kompozisyon bir çok sanatçı tarafından ele alınan Hristiyan ikonografisinde büyük yeri olan bir sahnenin uyarlaması. 2009 Eserin Boyutu: 95 x 99 x 30 cm


 Hücum Aracı: Adının getirisi ile birçok savaş figürünü barındırsa da kompozisyonun merkezinde yer alan direk ile teknolojiyi ele alan ve konunun ana hattını bunun üzerinden belirleyen bir eser. 2008 Eserin Boyutu: 50 x 71 x 99


 Ağırbaş Erdem: Hint kültüründe önemli yer tutan Hinduların ahlak kurallarını ele alan Kuksi, erdemi büyük baş bir sığır olarak betimlemiş, hem Hindu kültürüne hem de simgeselliğe atıf olan eser 2009 tarihli. Eserin boyutları: 105 x 120 x 40 cm


Yeni - Dionysosculuk: Yunan mitolojisinin önemli tanrılarından olan şarap ve bereket tanrısına yönelik bir çalışma. 2013 Eserin boyutları: 144 x 124 x 38


 Yeni Roma Anlayışında Opera Evi: Roma müziğinin yankılarında günümüz için Kuksi'nin bilinçaltı imgeleri ile yorumlanmış bir opera evi. 2013 Eserin Boyutları: 154 x 152 x 60


 Yeni Roma Anlayışında Kır Manzarası: Roma Dönemi fresko ve mozaiklerine baktığımızda karşımıza bahçeler ve düzenlenmiş kır manzaraları çıkar, Kuksi de sanat tarihine olan borcunu bu şekilde ödemeyi seçmiş olmalı. 2010 Eserin boyutları: 119 x 93 x 38


 Antik Mekanik Canlı: Kelime oyunlarını eserlerin adlarında sıkça kullanan Kuksi, bu eserinin adında oldukça mizahi yaklaşım sergilemiş. 2008 Eserin boyutları: 86 x 86 x 22


 Gerilemenin Ode'si: Yunan mitolojisinden de tanıdığımız Leda ve Kuğu hikayesi Leonardo Da Vinci ve Michalengelo'ya kadar birçok sanatçıya konu olmuştur, bu ortak sanat bilincinden Kuksi'de nasibini almışa benziyor. 2008 Eserin boyutları: 58 x 59 x 15 cm


 Son Yargı: Mahşer günü olarak da bilinen ve Hristiyan ikonografisinin temel sahnelerinden biri olan bu konu Erken Hristiyanlık evresinden günümüze bir çok şekil ve yorum ile eserlerde yerini almıştır, Kuksi'de bu konuya olan yaklaşımını simgesel olduğu kadar farklı bir yaklaşımla ele almış. 2007 Eserin boyutları: 38 x 40 x 15


 Babil Kulesi: İmgesel yer değiştirme ile Fransa'nın en bilindik yapısı Eiffel'i ele alarak Babil'i bize anlatan sanatçı alegorik sahneler yaratmış. 2007 137 x 111 x 25


 Üç Güzeller: Yunan mitolojisinden bir başka konu olan Üç Güzeller, beğenilen ve sıkça betimlenen bir sahne olarak genellikle çoğu yerde karşımıza çıkar ancak en tanınan Üç Güzeller betimi Boticelli'nin alegorik düzenleme ile yaptığı Primavera adlı eserinde sol köşede yer alan sahnedir. 2009 Eserin boyutları: 59 x 73 x 20


 Meryem'in Tapınması: Leonardo, Dürer, Velazquez, Mantegna ve daha bir çok sanatçının ele aldığı Tapınma sahnesi, Hristiyanlık sanatının ana konularından biri. Kurgunun merkezinde bebek İsa ve Meryem'in yer alması kutsal bir sahneyi andırsa da, tabana doğru belli bir asimetriklik ile yerleştirilmiş figürlerde askerler, kafaları tank olan figürler gibi sürrealist esintiler de görüyoruz, Kuksi sanırım burada din terörüne değinmeyi amaç edinmiş. 2010 Eserin boyutları: 50 x 57 x 24


Andromeda: Bir çok mite de konu olmuş, yeryüzünden görülebilen ve bizim bulunduğumuz galaksiden de görülebilen Andromeda'ya çarklar, mayınlar, çapalar gibi bir çok hayali figür ekleyen Kuksi, yine bilinçdışı bir eser yaratmış. 2011 Eserin boyutları: 66 x 60 x 22


Bodhisattva: Uzakdoğu - Hint felsefelerinde oldukça önemli bir yere sahip olan Bodhisattva'lar tüm kendine duyarlı insanları erdeme, mutluluğa ve huzura eriştirmeye çalışan ve Budda yolunda ilerletme görevi olan bireyler olarak anılırlar. Uzakdoğu - Hint felsefelerinden etkilenen Kuksi'de eserlerinde bu düşünce sistemlerinin nirengi taşlarını ele almış. Tabi yine oldukça alışılmışın dışında. 2008 Eserin boyutları: 50 x 60 x 19 


Sezar'ın Saltanatı: Herkesçe tanınan ünlü Roma İmparatoru Sezar'ın kötü sonuçlara neden olan ve "Sende mi Brütüs?" cümlesi ile son bulan saltanatına farklı bir bakış, ama olması gerektiği gibi de hançer ve kılıçlar ile zenginleştirilmiş bir kompozisyon. 2012 Eserin boyutları: 86 x 116 x 22 cm


Cennet Bahçesi: Kutsal metinlerin her daim dile getirdiği, iyiliklerin bir şekilde yolunu açtığı bu bahçe aslında kutsal hikayelerin de başlangıç noktası olmuş her zaman, bizim kabul ettiğimiz ismiyle Havva yasak elmayı Adem ile yedikten sonra buradan kovulmuşlar ve dünyada hikayemizin temelleri atılmış olmuş. 2010 Eserin boyutları: 77 x 88 x 14 cm 


Eros'un Oyunu: Yunan mitolojisinden aşina olduğumuz, aşk, şehvet, seks gibi kavramlar ile anılan bu Yunan mitlerinin haylaz çocuğu erotik, erotizm, gibi kelimelerin de kökünü oluşturur. Attığı oklar ile insanlara aşk dağıtan Eros, Kuksi'nin bu çalışmasında okunu bırakmış ve kafasında bir tank ile betimlenmiştir. Bence Kuksi günümüz insanlarına aşk kavramını kabul ettirmek için bir ok değil tank güllesi gerek olduğunu savunmuş bu eser de manifestosu olmuş. :) 2010 Eserin boyutları: 40 x 53 x 20


Herkül ve Artemis: Yunan mitolojisinin iki önemli tanrısını ele alan sanatçı, bir çatışmayı da betimlemiştir, kargaşanın sebebi de Herkül'ün 12 Görev'inin arasında yer alan Artemis'in kutsal geyiğini yakalaması gerektiği olabilir. 2011 Eserin boyutlar: 66 x 77 x 25




Savaşın Anatomisi: Sosyolojik konulara farklı değinmeler yapan Kuksi'nin savaşın anatomisini irdelemesi de ayrı bir hayranlık uyandıran düşünce. İskeleti kemikler, silahlar, savaş silahlar gibi bir çok unsur oluşturmakta. 2005 Eserin Boyutları: 81 x 213 x 22


Daphne'nin Kaçışı: Yunan mitolojisinde yine oldukça tasvir edilen bir konu olan Daphne'nin Kaçısı, konu itibari ile Apollon'un aşkı ile başlar, Apollon Daphne isimli genç su perisine aşık olur ve onu kovalamaya başlar, yakalanacağını anlayan Daphne tanrılardan merhamet ve yardım dileyince, tanrılar da onu Defne ağacına dönüştürürler, Apollon yanına gittiğinde kalp atışları duyulan bu Defne ağacının unutulmaması için and içer ve adını yaşatacağını söyler. Savaş zaferlerinden sonra Apollon'un gönlünü hoş tutmak için başa takılan defne yaprağından tacın kökeni de bu efsanedir. Burada aşktan çok tehdit olsa da Kuksi'nin alışılmadık yorumlarına vermek gerek diye düşünüyorum. :) 2011 Eserin boyutları: 53 x 68 x 20 cm


Sarasvati'nin Yıkımı: Hinduizm'de üç büyük tanrıçadan biri olan Sarasvati, sanat, yaratıcılık, ve tüm güzel sanat ilhamlarını destekleyen tanrıçadır, burada yıkım olarak ele alınan ise Sarasvati'nin ilhamını sanatçı ya da eser yaratıcı kişinin üzerinden çekmesidir. 2009 182 x 83 x 27 cm


Kris Kuksi'nin eserleri elbette bu kadar değil, ancak ben aralarından elediğim halde sanırım biraz abarttım. Umarım sıkılmamış ve benim hissettiğim heyecana ortak olmuşsunuzdur. Sanatçının diğer eserlerini incelemek için kişisel websitesini ziyaret edebilirsiniz, burada kullandığım görselleri daha büyük boyutlara getiremediğim için detaylar çok belirgin değil ancak Kuksi'nin sitesinde yakınlaştırma opsiyonları ile kaliteli çözünürlükte fotoğraflar yer alıyor, biraz zaman ayırıp detaylara  göz atarsanız, ortak heyecan duyacağımızdan eminim. 

Sabır gösterdiğiniz için teşekkür ederim, heyecanı bol, sanat dolu günler dilerim. :) 

0 yorum:

Yorum Gönder

Tema resimleri sndr tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.

© 2011 Maddenin Sanat Hali, AllRightsReserved.

Designed by ScreenWritersArena